BİR GARİP UZAY

BİR GARİP UZAY

1 Comment

Hayatı kıyısından yaşadığımız günlerden, tekrar herkese merhaba sevgili arkadaşlarım! Bugün sizlerle beraber biraz yaşadığımız kâinatın gerçeklerinden ve büyüklüğünden bahsedelim istedim. Kâinat evren anlamına gelen kapsamlı bir kavramdır. Şu an bilimsel anlamda bilinen ve gözlemlenebilen tek bir evren mevcuttur. O da doğal olarak bizim de içerisinde bulunduğumuz ve teleskop ile gözlemleyebildiğimiz yaklaşık 93 milyar ışık yılı genişliğinde olan bizim evrenimizdir.

E Çoklu Evrenler?

Daha kendi güneş sistemimiz bile insanlar için nice bilinmezlik ile dolu iken bırakın çoklu evrenleri daha kendi samanyolumuz üzerinde bile net bir bilgiye ulaşmamız henüz imkân dahilinde değildir, ancak bilimsellik bir yana insan olmanın ayrıcalıklarından biri olan iradeli düşünme yetimiz devreye girdiği anda her konuyla ilgili mantıksal bir fikir yürütebildiğimiz de değişmez bir gerçektir.  İnsanoğlu zamanında ve halen hiçbir bilgisi olmadığı konular hakkında fikir yürütmekten hiçbir zaman kaçınmadığı gibi, çoklu evrenler hakkında da fikir yürütmekten kaçınmadı. İnsanlar yine fikirlerini kendi mantığına dayandırarak bilimsellik ilkesini gerek hiçe sayarak gerek işine yaradıkça kullandı ve hiç kimsenin bilemeyeceği, öğrenilmesi son derece imkânsız olan konular hakkında argüman üretmeye başladılar. Bu argümanlar her ne kadar bilimselliğe uzak dursa da bilimsel gerçekliğe ne kadar aykırı veya ne kadar uygun olduğu henüz bilinebilir veya öğrenilebilir değildir.

Halen gelişmekte olan teknolojimiz sayesinde Dünya’mız ve uzay hakkında her gün yeni bilgiler öğrenmekteyiz. Birçok ülkede uzay hakkında bilinçlenmek ve meraklarını gidermek için uzay ve havacılık araştırmalarının yapıldığı bir kurum mevcuttur. Teknoloji geliştikçe bu kurumların işlevselliğinin ve sayısının artacağını da göz önünde bulundurursak gelecek bize çok şey vadediyor.

Bu Kurumlar Kimler?

  • Rus Uzay Ajansı: Roskosmos
  • Avrupa Uzay Ajansı: Esa
  • Çin Ulusal Uzay İdaresi
  • Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA)
  • Fransa Uzay Ajansı
  • Hindistan Uzay Araştırma Kurumu (ISRO)
  • İtalya Uzay Ajansı
  • Alman Uzay Ajansı (DLR)
  • Belçika Uzay Ajansı
  • Türkiye Uzay Ajansı (TUA)
  • Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)
  • Uluslararası Havacılık Federasyonu (FAI)

Dünya üzerinde bu kadar kurum varken sizce de bu kadar bilinmezlik fazla değil mi? Bence de öyle ama teknolojimiz ne yazık ki henüz bildiklerimizden daha fazlasını öğrenmemize imkân vermiyor. Ama gelecek çok yakında. Değişen ve gelişen teknolojimiz sayesinde insanoğlu karanlıkları aydınlatmaya hızla devam ediyor. Geçtiğimiz 2020 yılı bize uzay çalışmaları hakkında koca bir şölen sundu desek abartmış olmayız. Ayın güney kutbuna inen Çin’den tutun da karadeliğin ilk kez fotoğraflanmasına kadar insanoğlu uzay ile ilgili birçok ilke ve başarıya imza atmıştır.

Milli Uzay Programı

Milli Uzay Programı, Dünya’daki gelişmeleri dikkate alarak, ülkemizdeki potansiyeli değerlendirmek üzere ülkemizin uzay politikaları alanındaki vizyonunu, stratejilerini, hedeflerini ve projelerini, koordineli ve entegre olarak yürütülmesine yönelik hazırlanmıştır.      

Yani arkadaşlarım kısaca Milli Uzay Programı, genelleyecek olursa, Dünya’daki gelişmelere paralel olarak ülkemizde çalışmalar gerçekleştirilmesini, teknolojilerimizin geliştirilmesini, uzay teknolojilerimizin ülkemizi kalkındırmasında bir araç olarak kullanılmasını   hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusuna bir “Ay Programı” projesi hayata geçmeye hazırlanıyor.

Ay Projesi’nin amacı ülkemizden milli teknolojilerimizle üretilen bir aracın ay yüzeyine gönderilmesi ve bilimsel deneylerle Dünya bilim ve teknolojisine katkıda bulunmaktır. 2023 yılının sonlarına doğru İlk fırlatmayı uluslararası iş birliğiyle yapılması; 2028’de gerçekleştirilmesi planlanan ikinci aşamada ise ay yüzeyine gönderilecek aracı, yakın yörüngeye çıkaracak ilk fırlatmanın milli roketler ile yapılması öngörülmektedir.

Araçlardan Başka Ne Gönderebiliriz?

İNSAN.

Uzaya insan gönderebiliriz, nitekim gönderdik de biliyorsunuz ki Yuri Gagarin, 60 yıl önce uzaya çıkan ilk insan olarak kabul edildi. 2 metrelik çapa sahip, dar bir uzay mekiğiyle Gagarin, bir kozmonottan daha çok bir yolcu olarak uzaya çıktı. Daha sonra, kozmonot Valentina Tereşkova, Uzaya çıkan ilk kadın olarak kabul edildi ve son olarak da 1969 yılında Neill Armstrong, Aya Basan İlk İnsan Unvanını aldı. Uzayın sınırının ne olduğu keskin bir şekilde tanımlanmamış olmasından ötürü, uzaya giden kişilerin sayısı da net değildir. Ama Uluslararası Havacılık Federasyonu (FAI), yerden 100 kilometre ve daha ötesini “uzay” olarak kabul etmektedir. Bu tanıma göre, 6 Kasım 2013 itibariyle uzaya 38 ülkeden 536 insan gitmiştir. 536’sından 3 tanesi yörünge-altı uçuş yapmış, 533’ü Dünya yörüngesine ulaşmış, 24’ü Dünya yörüngesinin ötesine gitmiş, 12 tanesi ise Ay üzerinde yürümüştür. 26 Eylül 2019 itibariyle bu sayı 565 kişiye ulaşmıştır. Atlas Dergisinin Mart 2020 sayısındaki verilere göre bu sayının hala geçerliliğini koruduğu söylenebilir.

İlerleyen günlerde bilim ışığının tüm karanlıkları aydınlatması dileğiyle…

1 Comment

  1. 13 Haziran 2021

    Çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Ellerine sağlık 🙂

Leave a Comment

Your email address will not be published.