ÇİZGİFİLM SANATI

ÇİZGİFİLM SANATI

0 Comments

Hepimizin zihnine kazınan hatta bazen filmlerden ve kitaplardan daha etkili olan çizgi filmlerin nasıl yapıldığını daha önce hiç merak etmiş miydiniz? Bizi derinden etkileyen henüz erişkenlik çağımızda değilken izlediğimiz çizgi filmlerin bize öğrettikleri değerlerin, hissettirdiği duyguların karakterimizin oluşmasında, kişiliğimizin oturmasında veya bilincimizin gelişmesinde ne kadar etkili olduğunu durup düşündünüz mü hiç? Eskiden komplo teorilerini hiçe sayan, nasıl anlattığından daha çok neyi anlattığını ve öğrettiği değerleri önemseyen ebeveynlerimiz vardı. Şimdilerde değişen dünya düzeninin etrafındaki kaos ve değişime inanmayan insanların, yaş faktörünü göz önünde bulundurmadan çizgi filmleri bile kullanarak düşüncelerini aşılamak, empoze etmek için araç haline getirilmesi sebebiyle ebeveynlerin çocuklar için üretilen içeriklere eskisi gibi güvenleri kalmadı. Haliyle ebeveynler daha korumacı bir tavır sergilemek zorunda kaldı ve bundan dolayı birçoğu evlatlarını bilinçli, etik kurallar çerçevesinde büyütmek, onların kendi öz saygılarını oluşturmak için daha çok çaba sarfetmeye başlayarak kendilerini yetersiz gördükleri her konu için materyal arayışı içine girdiler. Oysaki çok değil şundan bir 5-6 sene önce insanlar çocuklara kendi ideolojilerini aşılamak için, -tabiri caiz ise- bu kadar bel altı vurmuyordu.

Çizgi filmler bir plan dahilinde hazırlanır. Önce senaryonun storyboard çalışması ardından layout çalışması tamamlanır. Gelişen teknolojiye paralel olarak animasyon hazırlama teknikleri de sınır tanımaz hale gelmiştir. Animasyon çalışmaları ilk olarak 1870’li yıllarda başladı. Orta kısmında bir lamba bulunan ışıklı diskler üzerindeki şeffaf alanlara çizilen ve günümüzün çizgi film karakterlerini andıran tiplerin çeşitli hareketlerini perdeye yansıtan bir araç aracılığıyla küçük topluluklara ilk çizgi film gösterileri düzenlenmeye başlandı. Zaman içerisinde televizyon ve sinema gibi daha geniş kitlelere hitap eden mecraların gelişmesiyle çizgi filmler de milyonlarca kişi tarafından izlenebilir hale geldi. Günümüzde çizimler genelde bilgisayar üzerinde yapılıyor. Fakat bu durum yapılan işin bir sanat olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bilgisayar, sanatın ifade edilmesinde bir araç olarak kullanılıyor.

Arkadaşlarım takdir edersiniz ki teknolojinin geliştikçe artması beraberinde büyük bir kirlilik getirdi. Biz şimdi ütopik açıklamalar ve öngörüleri bir kenara bırakıp teknolojinin bu gelişimi çizgi film dünyasını nasıl etkilemiş ona göz atalım. Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle beraber aynı paralel doğruda çizgi film ve animasyon hazırlama teknikleri de değişti ve gelişti. Bilgisayarın etkisiyle artık animasyon filmlerin birçoğunda çizim ile gerçek arasındaki farkı anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu güçlük bizi ne kadar az etkilese de çocuklar üzerinde gerçekçi çizim ve animasyonların büyük bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

  1. ÇİZGİ ANİMASYONU TEKNİĞİ

Esasında çizgi film, birbiriyle bütünlük sağlayan ve devam niteliği taşıyan birkaç görselin arka arkaya hızlı bir şekilde gösterilmesiyle elde edilen hareketli görüntüdür. Geçmişte bu görüntüler kağıt üzerine çizilerek hazırlanır ve sayfalar akıcı bir şekilde sıralanırdı. Böylece resim akışı sayesinde hareket algısı oluşturularak çizgi film haline getirilirdi. Art arda çizilen ve devamlılığı olan bu çizimler, insan eli ile hazırlanır ve bilgisayar yardımıyla çizimlerde hareketlilik sağlanıncaya kadar peş peşe gösterilir izleyicilere öyle sunulurdu. Bu çizimler genellikle 2D filmler için kullanılan eski bir tekniktir. 2D animasyon filmlerinde hareketlilik algısının oluşması için saniyede 24 ayrı çizim gerekmektedir. Ancak 24 ayrı çizim yapmak çok maliyetli ve yorucu olduğu için genelde bunun yarısı kadar yani 12 kare çizilir. Bu çizimleri yapan sanatçılara animatör denir. Animatörler animasyon prensiplerini kullanarak birbiri arkası gelen resimlerdeki karakterlerin canlı gibi görünmesi sağlarlar. Sadece kalem kağıtla iyi bir çizim yapabilmenin ötesinde, farklı çizgi film teknikleri gerektirir. Bu işte yardımcı olması için animatör genellikle ışıklı masa denilen, çizim yüzeyi cam ve bu yüzeyin arkasında bir ışık kaynağı olan kutular kullanırlar. Kağıtların arkasından gelen ışık sayesinde üst üste koyulan kağıtların üzerindeki çizgiler birbirleriyle karşılaştırılabilir, böylece bir sonraki resmin nereye ve nasıl yapılması gerektiği belirlenebilir.

  1. ROTOSKOP TEKNİĞİ

Animasyonun ilk yıllarından beri uygulanan bu yöntemde hareket, gerçek aktörlerin görüntüsünün üzerine çizim yapılarak üretilir. Hem görsel efektler hem de animasyon filmlerinde kullanılan bu teknik son zamanlarda popülaritesini arttırmış. Başarı ile uygulandığında harika bir görsel şölen izleme imkanı veren son derece titizlik gerektiren bir çizim tekniğidir.

  • STOP MOTİON TEKNİĞİ

Kukla animasyon olarak da adlandırılan bu teknikte aslında kukla dışında çok çeşitli materyel ve objeler kullanmak mümkündür. Stop motion, durağan 3 boyutlu objeleri hareket edermiş gibi gösteren bir animasyon türüdür. Kuklalar veya oyun hamuru ile yapılmış modeller kullanılır. Stop motion tekniği; kamerayı objeye karşı ayarlayıp tek kare çekip sonra objeyi biraz hareket ettirip yeni bir kare çekmek ve bunu tekrarlayarak animasyonu tamamlamaktır. Çekilen tek kare resimleri ardı ardına dizip (her saniye için 15-24 kare) oynatılması ile hareket elde edilir. Sahneler montajlanarak film tamamlanır. Bu işlemlerin çoğu çizgi film tekniği ile aynıdır.

Her bir kare için ayrı bir kafa ya da vücut parçası da hazırlanıp bu farklı parça ile fotoğraflanabilir. Bu animasyonun yapılmasında yardımcı olması için önceki kareleri çekilecek olan kare ile kıyaslanmaya yarayan monitör ve yazılımlardan yararlanılır. Animasyon ilkelerinin yanı sıra ışıklandırma ve sinematografi teknikleri de bu animasyon yönteminin içindedir.

Stop motion tekniği çizgi animasyondan farklı olarak, uzun metraj animasyon film yöntemi olarak kullanıldığı gibi birçok filmde özel efekt yöntemi olarak da kullanılmıştır. Örneğin Star Wars orijinal üçlemede,King Kong, Robocop, Indiana Jones vs.

  • CUT-OUT TEKNİĞİ

Karakterlerin ve objelerin parçalarının ayrı ayrı hareket ettirilmesi tekniğine verilen isimdir: değişik estetik stillere adapte olabilen bu tür, geleneksel 2B animasyona göre daha hızlı üretilebilmesi bakımından birçok televizyon dizisinde tercih edilen bir teknik olmuştur.

  • 3D ANİMASYON TEKNİĞİ

3D animasyon, 3 boyutlu anlamına gelen “3 Dimensions”ın kısaltması olarak sektörde yer edinmiştir. 2D animasyonlarda sadece X ve Y eksenleri ile çalışma yapılırken 3D animasyonlarda bunlara ek olarak Z ekseni, yani derinlik de yer almaktadır. Genel anlamda animasyon nesne, grafik, canlı gibi unsurlardan oluşan görsellerin hareketlendirilmesine verilen addır. 3D animasyon da görsellerin 3 boyutlu olarak hareketlendirilmesidir.

  1. MOTİON CAPTURE

Gerçek aktörlerin hareketlerinin 3 boyutlu iskelet sistemine aktarılmasına verilen isimdir. Bu yöntemle, aktörün iskelet sistemi üzerindeki belirli noktalara yerleştirilen sensörler hareket bilgisini oluşturur ve istenen 3 boyutlu bir modelde tekrarı sağlanır.

Leave a Comment

Your email address will not be published.